Ukrayna Tanıtım Filmi

You must have Flash Player installed in order to see this player.

Kitap

Meridyen Dergisi

Anasayfa Akademik'ce HEPİMİZ ÇERNOBİL MAĞDURUYUZ

HEPİMİZ ÇERNOBİL MAĞDURUYUZ

“Tüm dünyada nükleer santrallerin tartışılmaya başlanması 70'lerin sonunda oldu.
Çernobil toplam 51 birimlik Sovyet nükleer reaktör kapasitesi içinde seçkin bir yere sahipti. Ukrayna'daki 10 birim reaktörden 4'ü Çernobil'deydi. Patlama sonucu kaybedilen 4 numaralı reaktör 1983 yılında hizmete girmişti. 1988'de 5. ve 6. reaktörlerin tamamlanıp hizmete girmesiyle, Çernobil atom santralinin toplam 6.000 MW'hk (megavathk) bir güce sahip olması hedeflenmişti. Bu Çernobil'in dünyanın en büyük santrali olması anlamına geliyordu. Santral coğrafi konumunun avantajlarından ötürü, hem Rusya'nın içindeki sanayi tesislerini besliyor hem de Ukrayna'nın başkenti Kiev'in merkezi ısıtmasını sağlıyordu. Santralde çalışan uzmanlar atom santralinde olmanın otomobil kullanmak kadar bile tehlikeli olmadığına inanıyorlardı.”1

 


Güneşli bir nisan sabahında evlerinde uyanan Ukrayna’nın Priryat Kasabasındaki insanlar, o günden sonra hayatlarının tamamen değişeceğini tahmin bile edemezlerdi.  Çernobil Nükleer Santrali’nde 25 Nisan’ı 26 Nisan’a bağlayan gece yarısı saat 1'i 23 dakika 58 saniye geçe, ardı ardına gelen iki muthiş patlama yaşandı. İlk patlama sırasında 31 kişi öldü . Öldürücü radyoaktif bulut ağır ağır bölgenin üzerine yayıldı. Açığa çıkan radyasyon Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Hiroşima ve Nagazaki'ye atılan atom bombalarının toplamından 200 kat, bazı iddialara göre ise 500 kat fazlaydı.
Bu kaza ve ardından gelişen olaylar, bölgede ve daha sonrasında tüm dünyanın kaderini kökten değiştirdi. Radyoaktif tehlike yıllar boyu sürecek ve etkileri nesiller boyunca hissedilecekti. Çernobil’in bulunduğu Polesyen kasabası yıllarca bağlantısını tüm dünyayla kesti ve yabancılaşma bölgesi ilan edildi. Kazadan sonra önce santral çalışanlarının, sonra çıkan yangınları söndüren itfaiyecilerin ve gönüllülerin canını aldı. Ardından Çernobil milyonlarca insanın acısı oldu ve olmaya devam ediyor. Nesillerin geleceğini tehlikeye atan Çernobil kazası tarihin akışını da değiştirdi ve ülke tarih “Çernobil’den önce ve sonra” olarak ayrıldı.

 

Neden Çernobil Nükleer Santralinde arıza oldu?
25 Nisan 1986 günü Çernobil'in teknik ekibindekiler senelik bakım nedeniyle işletme dışı kalan reaktörde bir test gerçekleştirmeye karar verdiler. Reaktörün acil soğutucu sistemini kestiler. Teknisyenler akşamüstüne doğru reaktörün gücünü minimuma indirmişlerdi. Amaçları kendi gücüyle dönen tribünlerin elektrik debisini kontrol etmekti. Ancak bu arada Kiev'deki şebeke kontrolörü Çernobil'i arayarak elektriğe ihtiyaç olduğunu bildirdi. Santral devreye alındı. Yani güç azaltması durduruldu. Fakat bu arada acil soğutma sisteminin yeniden devreye sokulması unutuldu. Test için çalışmalara devam edildi. Saat 00:30'da görevliler bir kazayı önleyecek regulatörleri ayarlamayı unuttular. Hata hatayı izledi, teknisyenler testi kurtarmak telaşında ardı ardına yanlış yapmaya başladılar.
 Kaza nedenleri soruşturması eski SSCB (Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği) tarafından 27 Şubat 1990’de tamamlandı. Teknik nedenler belirlendi. Bununla beraber bilirkişiler daha derin karmaşık nedenleri işaret ediyor.

Arkasında neler gizli?
Kazanın, santralde gelişmiş nükleer sistem mevzuatı olmaması, tam sorumluluk sahibi güvenlik örgütünün bulunmaması, insan faktörü, dikkatsiz ve yetersiz çalışanlar ve yönetim eksiklikleri. Tüm bunlar ve sıralanan teknik nedenler dünyayı etkileyecek kazaya neden olundu.

Sonuç ve günümüze etkisi ne oluyor?
Çernobil kazası sonucunda ölen ve etkilenen kurbanların sayısı Hiroşima’da atılan atom bombasında yaşamını yitiren insanların sayısını geçiyor.
“Ukrayna, Beyaz Rusya ve Rusya'da radyasyondan etkilenen insan sayısı 8,4 milyondur. İtalya'nın yarısı kadar bir alan, yaklaşık 150.000 kilometre kare toprak kirlenmiş, 52.000 kilometre kare, yaklaşık Danimarka'dan biraz daha büyük tarımsal alan, harap olmuştur. Eski Sovyetler Birliği'nin Beyaz Rusya ve Ukrayna sınırındaki doğal park görünümündeki ormanlık alan radyasyon etkisine maruz kalmıştır. Radyasyon 1500 dönümlük ormanı yok etmiş durumdadır. Bazı hayvan türleri yok olmak üzeredir. Ve bazı hayvan türleri de genetik değişikliğe uğramıştır. Ukraynalı bilim adamı Georgiy Lisiçenko Dinyeper nehrindeki radyoaktivite konusunda yetkilileri uyarmıştır. Bu nehir Kiev'de ve başka yerlerde yaşayan 30 milyon insanın içme suyu ihtiyacını karşılamakta, ayrıca nehrin suyu tarlalarda sulama amaçlı kullanılmaktadır. Çernobil sonrası radyoaktif etkinin 30 ila 100 yıl arasında süreceği tahmin edilmektedir.”2

Buna Değer mi?
Tüm bu sonuçların yaşandığı Çernobil kazası sonrasında tüm dünya insanlarının düşünmesi gereken asıl soru “Buna değer mi?” olmalıdır. Nükleer santrallerden sağlanan enerji için gelecek kuşaklarımı tehlikeye atmak ve bu işe devam etmeye gerçekten değer mi?
Acı çeken ve halen acı çekmek zorunda kalan insanları düşününce nükleer enerjinin gerekli olmadığı ve uygulamaya konmaması gereken tehlikeli bir güç olduğu anlaşılıyor. İnsanlığa hizmet vermek için kurulan bir santralin küçük bir dikkatsizlik ve hata sonucunda dünyanın kaderini etkileyebilecek etkilere sahip olması çok korkutucu bir düşünce.
Çocuklarımız, torunlarımız ve hatta onların torunlarını etkileyebilecek bir felakete sebep olabilecek bir gücü bu kazadan sonra kim isteyebilir sorusu akıllara geliyor. Günümüzde halen acısının çekildiği bu kazayı yaşadıktan sonra ülke liderlerinin ve insanlığın ciddi ciddi düşünmesi ve bir karar vermesi şart. Bu riske girmeye gerçekten değer mi sorusunu sormak şart. İnsanlığın nesiller boyunca çekeceği acıların ve üzüntülerin karşısında, nükleer enerjiden elde edilecek kar bence değerlendirmeye bile sokulamaz. Hepimiz, tüm dünya insanları, Çernobil’e yakın yaşayalım ya da adını bile duymamış olalım, hepimiz bu kazanın mağdurlarıyız. Bu nedenle geleceğimizi tehlikeye sokacak yeni bir tehlikeye karşı olmalı ve nesillerimizin geleceğini hep birlikte korumalıyız.

7.Turkce olimpiyatlari Makale Dali &  Mişkovskiy Aleksandr

Anketler

10.Ukrayna Türkçe Olimpiyatlarının en beğendiğiniz yarışma kategorisi hangisidir?